Yukarı Çık

Sizin Sağlığınız Güzel Gıdadan Geçer

Lütfen sonuna kadar okuyun:)

Klişe olacak hepiniz biliyorsunuz ama Sağlığın korunmasının temeli yeterli ve dengeli beslenmeden ve hareketli olmaktan geçmektedir. Yenilebilen bitki ve hayvan dokularına besin maddesi (gıda maddesi) diyoruz. Yeterli ve dengeli beslenme ise, organizmanın gelişmesi, hücrelerin ve dokuların yenilenmesi ve gerektiği gibi çalışabilmesi için, lüzumlu bütün besinlerden yeterli miktarda alınmasıdır.

Vücudumuzu meydana getiren hücreler ve dokular devamlı bir şekilde yenilenmektedir (Rejenerasyon). Bu yenilenme faaliyeti yaşlanma ile giderek azalır. Bunun sonucunda, direncin zayıflamasıyla hücre ve dokularda fonksiyon bozuklukları görülür yani bir takım hastalıklar ortaya çıkmaya başlar.

İnsanın diğer canlılardan bir farkı da, bitki ve hayvan kaynaklı her çeşit besin maddesine ihtiyaç duymasıdır. Bunlardan herhangi biri alınmaz ya da gereğinden az veya fazla alınırsa, şahsın normal gelişmesi aksar, sağlığı bozulur. Diğer taraftan, organizmada sentezleri yapılamayan ve mutlaka dışarıdan alınması gerekli besin maddeleri vardır. Bunlara Elzem Besin Maddeleri (Esansiyel Maddeler) adı verilir.

Elzem besin maddeleri; elzem amino asidler, elzem yağ asidleri, lipoproteinler, vitamin ve minerallerdir. İnsanın beslenme alışkanlığı bir bakıma içinde yaşamış olduğu toplumun kültürüyle de şekillenmektedir. Gelişmiş ülkelerde dengesiz beslenmeden kaynaklanan sağlık problemleri, nütrasötik adı verilen preparatlarla bir derece çözülmüştür. Fakat aşırı yeme ve hazır gıdalara uygulanan teknolojik işlemlerin sebep olduğu rahatsızlıklar, hastalıklar ve hattâ ölümler problem olmaya devam etmektedir.

Sağlıklı beslenme hususunda, genel olarak tavsiyeler Hemen şunu da belirtelim ki, elbette öncelikle doktorunuzun görüşlerini almalısınız. Sağlık durumunuza göre diyetinizi size en uygun şekilde doktorunuz ayarlayacaktır. Diyet hayatınızda sadece kilo aldığınızda yapılmaz bunu bir yaşam şekli haline getirmelisiniz.

  • Öğünlerinizin muntazam ve günün aynı saatlerinde alınması önemlidir.
  • Yemeklerinizde tercih edeceğiniz yağlar zeytinyağı, doğru dozlarda tereyağı, diğer başka yağlar doğru oranlar ile kullanılmalıdır.
  • Hidrojen gazıyla katılaştırıldıkları için, margarinleri kullanmayınız.
  • Her öğünde mutlaka bir etli yemek ve /veya baklagil, bir sebze yemeği ve salata bulunmalıdır. Sofrada mutlaka yoğurt veya ayran olmalı, öğün aralarında bol meyve yenilmelidir. Uzun ömürlü yoğurt tavsiye edilmez. Probiotik maya ile yoğurdunuzu kendiniz yapın.
  • Her çeşit et yiyebilirsiniz. Haftada iki gün deniz balığı yenilmelidir. Aşırı hormonlu olan dana eti ve civcivken 40 günde kesimlik piliç hâline getirilen tavuk etinden uzak durulmalıdır. Köy tavuğu ve daha az hormonlu koyun eti tercih edilmelidir. Yumurtadan kaçınılmamalıdır. Sakatat, sucuk, pastırma haftada 1 günle sınırlandırılmalıdır.
  • Rafine un, rafine şeker ve tuzdan uzak durmalısınız. Tuz miktarı zaman içinde azaltılarak mümkün olan en az seviyeye indirilmelidir. Erişkin bir insanın günlük tuz ihtiyacı kadar alınmalıdır. Beyaz ekmek haftada 1 gün yeterlidir. Diğer günlerde gerçek ekmek kullanılmalıdır. Ekşi maya olabilir.
  • Sıvı tüketimi önemli ve bunun ¾ ünün su olmasına dikkat etmelisiniz. Sudan başka tüketebileceğiniz öneri (Kefiri evde her gün taze olarak kendiniz yapabilirsiniz. ) Ayrıca size gerekli olan tıbbî çaylardan birinin veya bir kaçının içilmesi de çok fayda sağlar. Bu çaylardan ihtiyacınıza uygun olanı tıbbi bitkiler uzmanına danışın. Çay, kahve gibi keyif içeceklerini, makul miktarlarda her zaman içebilirsiniz. Alkolü özel gün ve yemeklerde, fakat aşırı olmamak şartıyla almalı, periyodik içme alışkanlığı edinmemelisiniz. Alkolün sağlığa olan zararı genel kabul gören ilmî bir gerçektir. Ancak sarhoşluk verecek miktarlarda içilmesi mümkün olmayan az alkollü mayalanma ürünlerinden boza, kefir ve kımız severek içilmektedir. Bunlardan boza besleyici ve keyif verici bir içecektir. Kefir ve kımız ise, besleyici özelliklerinin yanı sıra bağışıklık sistemini takviye eden, insan sağlığını koruyan ve bazı hastalıkların tedavisinde etkileri olan birer ilâçtırlar.
  • Genleri değiştirilmiş hazır gıdalardan kesinlikle uzak durmalısınız. Özellikle yurt dışından, ticarî anlaşmalar gereği bol miktarda ithal edilen, mısır ve soyalı ürünlere dikkat edilmelidir. Ucuz oldukları için bütün hazır gıda imalâtçısı firmalarca kullanılan bu ürünlerden kaçınılmalıdır. Bunlardan bazıları:
    1. Soya unu, soya proteini, mısır nişastası ihtiva eden yiyecekler.
    2. Şık ambalajlar içinde, dondurma diye satılan yabancı markalı buz kremler.
    3. İthal mısırdan elde edilen glikoz şurubu ile yapılmış her çeşit hazır tatlı. (doğal maddelerle evinizde kendiniz yapın).
    4. Bol vitaminli (!), renkli ithal yoğurtlar... Koruyucu ihtiva ederler, bebeklerde astıma sebep olabilir.
    5. Bol vitaminli (!), sulandırılarak kolayca hazırlanan, serinletici (!) toz içecekler. Bunlar sitrikasid, boya, koruyucu ihtiva ederler ve bu maddeler sentetiktir.
    6. İçi Alüminyum kaplı kutu sulu içecekleri içmeyiniz. Cam şişelerde sunulan meyve sularını ve sadece ciddî mandıralardan alabileceğiniz (seyyar satıcıdan değil) açık sütleri tercih ediniz. Bu sütü bir taşım kaynattıktan sonra mikroplardan temizlendiğinden ve gıda değerinde Bir kayba uğramadığından bahsediliyor.
  • Sebze ve meyveleri mevsiminde kullanınız, sera ürünlerine itibar etmeyiniz.

Tıbbi Bitkiler Uzmanı

Seda SAKACI